• BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)
  • BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)
YaşamSon Dakika

İyi Hissetmek Zorunda Değilsin

Son zamanlarda herkesin dilinde aynı cümleler: “Pozitif ol.” “Güçlü ol.” “Takma kafana.” İyi de… ya takıyorsam?

Nadide Şenyürek8 Nisan 2026 16:101 dk okuma
İyi Hissetmek Zorunda Değilsin

Son zamanlarda herkesin dilinde aynı cümleler:
“Pozitif ol.”
“Güçlü ol.”
“Takma kafana.”

İyi de… ya takıyorsam?

Bir şey kaybettiğinde, bir ilişki bittiğinde, içinden hiçbir şey yapmak gelmediğinde… gerçekten ihtiyacın olan şey “pozitif olmak” mı? Yoksa birinin sana dönüp “bu his çok normal” demesi mi?

Bugün modern dünyanın en sessiz baskılarından birini yaşıyoruz: sürekli iyi hissetme zorunluluğu.
Adına da kulağa masum gelen bir şey diyoruz: pozitiflik.

Ama bu, göründüğü kadar masum değil.

Çünkü bu yaklaşım, insanın en temel ihtiyacını elinden alıyor: hissetme hakkını.

Üzüntüye yer yok.
Öfkeye yer yok.
Kaygıya yer yok.

Sanki bu duygular hatalıymış gibi…
Sanki insan olmak, sadece mutlu olmaktan ibaretmiş gibi…

Oysa gerçek çok basit:
İnsan dediğin, sadece iyi hissetmez.

İnsan; üzülür, korkar, kırılır, yorulur.

Ve bunlar bir sorun değil. Bunlar birer sinyal.

Ama biz ne yapıyoruz?

Bir arkadaşımız dert anlattığında:
“Boş ver, daha kötüleri var.” diyoruz.

Bir yetişkin yorulduğunu söylediğinde:
“Şükretmen lazım.” diyoruz.

Farkında olmadan aynı mesajı veriyoruz:
“Hissettiğin şey yanlış.”

İşte asıl problem burada başlıyor.

Çünkü duygular bastırıldığında yok olmaz.
Sadece içeri çekilir.

İfade edilmeyen üzüntü, zamanla içe kapanmaya dönüşür.
Bastırılan öfke, bir gün kontrolsüz bir patlama olur.
Yok sayılan kaygı, bedenin başka yerlerinden konuşmaya başlar.

Ve sonra biz buna “neden böyle oldum” diye bakarız.

Halbuki mesele çok net:
Biz insanlara iyi hissetmeyi öğrettik,
ama hissetmeyi öğretmedik.

Oysa psikolojik olarak en sağlıklı insanlar, sürekli mutlu olanlar değil;
duygularını tanıyabilen, yaşayabilen ve ifade edebilenlerdir.

Çünkü iyileşme, “iyi hissetmekle” başlamaz.
İyileşme, gerçekten ne hissettiğini kabul etmekle başlar.

Belki de artık şu cümleyi normalleştirmemiz gerekiyor:

“İyi değilim.”

Ve bunun ardından gelen sessizliği… düzeltmeye çalışmadan, susturmadan, bastırmadan…

Sadece anlayarak.

Çünkü bazen bir insanın ihtiyacı olan şey motivasyon değil,
çözüm değil, nasihat hiç değil…

Sadece anlaşılmak.

Unutma:
İyi hissetmek zorunda değilsin.
Ama hissetmek zorundasın.

Okumaya Devam Et

Yaşam Haberleri