• BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,02 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,46 +0,01 (+0,02%)
  • ALTIN (GR)6.894,34 +20,44 (+0,30%)
  • BTC82.119 -74 (-0,09%)
  • BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,02 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,46 +0,01 (+0,02%)
  • ALTIN (GR)6.894,34 +20,44 (+0,30%)
  • BTC82.119 -74 (-0,09%)

Tuza Dikkat Haftası’nda Uyarı: “Fazla Tuz Sessiz Tehlikedir”

İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 2026 yılı “Tuza Dikkat Haftası” kapsamında yaptığı açıklamada aşırı tuz tüketiminin başta hipertansiyon olmak üzere kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek hastalıkları açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.

Gizem Taner11 Mayıs 2026 14:571 dk okuma
Tuza Dikkat Haftası’nda Uyarı: “Fazla Tuz Sessiz Tehlikedir”

İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 2026 yılı “Tuza Dikkat Haftası” kapsamında yaptığı açıklamada aşırı tuz tüketiminin başta hipertansiyon olmak üzere kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek hastalıkları açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, tuzun vücutta sıvı dengesi, sinir-kas sistemi ve asit-baz dengesinin korunmasında önemli görevleri bulunduğunu ancak gereğinden fazla tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü’nün yetişkinler için günlük tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini, buna rağmen ülkemizde günlük tüketimin halen önerilen miktarın yaklaşık iki katı seviyesinde olduğunu ifade etti. Hipertansiyonun kalp-damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Bildirici, “Yüksek tuz tüketimi kan basıncını artırmakta, bu durum kalp krizi, felç ve böbrek hastalıkları riskini yükseltmektedir. Tuz tüketiminin azaltılması ise kan basıncının düşürülmesinde en etkili yöntemlerden biridir” dedi. Doç. Dr. Bildirici, Türkiye’de son yıllarda yürütülen “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Eylem Planı” kapsamında ekmek, peynir, salça, zeytin, pastırma ve çeşitli işlenmiş gıdalardaki tuz oranlarının azaltıldığını, kamu kurumlarında yemekhane masalarından tuzlukların kaldırıldığını ve okul kantinlerinde tuz kriterleri getirildiğini hatırlattı. Piyasada farklı isimlerle satılan kaya tuzu, deniz tuzu veya Himalaya tuzu gibi ürünlerin diğer tuzlardan daha sağlıklı olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını belirten Bildirici, tüm tuz çeşitlerinin temel bileşeninin sodyum klorür olduğunu ve her tür tuzun ölçülü tüketilmesi gerektiğini söyledi. Vatandaşlara günlük yaşamda basit önlemler almaları çağrısında bulunan Bildirici şu önerilerde bulundu: Yemeklerin tadına bakmadan tuz eklenmemeli, Sofrada tuzluk bulundurulmamalı, Hazır ve işlenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılmalı, Etiketlerdeki sodyum ve tuz miktarları kontrol edilmeli, Çocuklara küçük yaşlardan itibaren az tuzlu beslenme alışkanlığı kazandırılmalı. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sağlıklı yaşam için tuz tüketiminin azaltılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Tuzu azaltmak; kalbi, damarları ve böbrekleri korumak demektir. Sağlıklı bir gelecek için hep birlikte daha az tuz tüketelim” ifadelerini kullandı.