• BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)
  • BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)
YaşamSon Dakika

TİYATRO RUHUN SİVRİ KÖŞELERİDİR

Tiyatro, insan ruhunun sertleşen köşelerini törpüleyen ve yüzleşme imkanı sunan değerli bir sanat dalı olarak ele alınıyor. Yazı, tiyatronun toplum tarafından yeterince ilgi görmemesine rağmen, 'Alevli Günler' ve 'Halktan Biri' gibi oyunlar aracılığıyla izleyiciye ayna tutma ve düşündürme gücünü vurguluyor.

Gülsün Arslan9 Nisan 2026 17:212 dk okuma
TİYATRO RUHUN SİVRİ KÖŞELERİDİR

Tiyatro… Aslında hepimizin bildiği ama bir türlü tam yaklaşamadığı bir alan. Seviyoruz, değerli buluyoruz, hatta övüyoruz ama iş salonlara gelince aynı ilgiyi gösteremiyoruz. Oysa bence hepimizin buna ihtiyacı var. Çünkü insanın içi zamanla sertleşiyor. Sivri köşeleri çoğalıyor. Ve o köşeleri törpüleyen nadir şeylerden biri tiyatro. Oyun dediğimiz şey aslında bir ayna. Ama öyle sıradan bir ayna değil… Bazen yüzleşmek istemediğimiz şeyleri de gösteren bir ayna. Geçtiğimiz gün sahnelenen “Alevli Günler” tam da böyle bir oyundu. İlk başta sizi güldürüyor. Hatta “keyifli bir akşam olacak” diyorsunuz. Ama oyun ilerledikçe o gülüşlerin arasında bir şey oluyor… İçinize dokunuyor. Çünkü anlatılan hikâye uzak değil. Bu ülkenin hikâyesi. Biraz da bizim hikâyemiz. Farklı karakterler üzerinden ilerleyen oyunda, insanların bu ülke şartlarında yaşadığı sıkışmışlık, çatışmalar, mücadeleler anlatılıyor. Ama bunu sert bir dille değil… mizahın içinden yapıyor. Belki de bu yüzden daha etkili. Çünkü bazı gerçekler var ki direkt söylendiğinde itiyoruz… Ama gülerken duyduğumuzda içimize işliyor. Salondan çıkarken aklımdan geçen şu cümleler: “Canım ülkem… Canım ben… Bir türlü anlaşamıyoruz.” Oyunculuk tarafı zaten tartışmasız. Levent Ülgen, Güven Kıraç, Erkan Can ve Bahtiyar Engin… Dört usta isim aynı sahnede. Ve gerçekten oyunu muhteşem bir şekilde taşıyorlar. Yaklaşık iki buçuk saat süren oyun, bir an bile düşmeden akıp gidiyor. Bu kolay bir şey değil. Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim… Oyun bazı anlarda o kadar iyi bir ritim yakalıyor ki, “keşke burada biraz daha kalsaydık” hissi oluşuyor. Yani izleyici olarak daha fazlasını istiyoruz… “Alevli Günler”den çıkıp Levent Ülgen’in bir diğer oyunu “Halktan Biri”ne baktığımızda ise ton biraz daha sertleşiyor. “Bazen herkesi kandırabilirsiniz, bazı insanları her zaman kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız.” Bu cümle aslında her şeyi anlatıyor. Oyunun yazarı Sam Bobrick metni yıllar önce yazmış ama sonra güncellemiş. Çünkü dünya çok değişmiyor. Sadece şartlar ağırlaşıyor. Ve oyun aslında çok basit ama zor bir soru bırakıyor izleyiciye: Yel değirmenlerine karşı savaşan biri mi olacaksınız? Yoksa o düzeni koruyanlardan biri mi? Bu arada “Halktan Biri” 10 Mayıs tarihinde yeniden Eskişehir’de. Sonuç olarak… Tiyatro hepimiz için sadece bir sanat değil, aynı zamanda yüzleşme alanı… Ama galiba biz o yüzleşmeden kaçıyoruz. Salonların boş kalmasının sebebi de biraz bu. Çünkü insan en çok kendisiyle karşılaşmaktan çekiniyor. Ama eğer içinizde törpülenmemiş köşeler varsa… ki var bir tiyatro salonunun kapısını aralayın. Belki de kendinizle ilk kez gerçekten karşılaşırsınız.

Okumaya Devam Et

Yaşam Haberleri