• BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)
  • BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,01 (+0,03%)
  • EUR/TRY53,45 +0,00 (+0,01%)
  • ALTIN (GR)6.890,02 +16,13 (+0,23%)
  • BTC81.856 -337 (-0,41%)

Yeniden Ayağa Kalkabilme Sanatı

Hayat, kimseye sadece iyi günler sunmuyor. Bazen beklenmedik bir telefon, bazen yarım kalan bir hayal, bazen de hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz olaylar silsilesi… Hepimizin hayatında kontrol edemediği birçok an var.

Beyzanur Daş14 Nisan 2026 17:031 dk okuma
Yeniden Ayağa Kalkabilme Sanatı

Hayat, kimseye sadece iyi günler sunmuyor. Bazen beklenmedik bir telefon, bazen yarım kalan bir hayal, bazen de hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz olaylar silsilesi… Hepimizin hayatında kontrol edemediği birçok an var.

Gerçek şu ki; başımıza gelen olayların çoğu kontrolümüz dışında gerçekleşiyor. Ama o olayların içimizde ne kadar kalacağına ve bizi ne kadar etkisi altında tutacağına biz karar veriyoruz. Bazen acıya sıkı sıkı tutunmak istiyoruz çünkü acı bizim bir parçamız olmuş ya da o acı yitip giderse bizden başka şeylerde götürür sanıyoruz.

İşte tam da burada hayattaki en kıymetli becerilerimizden biri devreye giriyor: kendini toparlayabilme yeteneği.

Güçlü insanlar hiç düşmeyenler değildir; düştükten sonra yerde ne kadar kalacağına karar verebilenlerdir.

Çoğu insan acıyı yaşamaktan değil, acının içinde uzun süre kalmaktan yorulur. Çünkü zihin, yaşanan olayı tekrar tekrar düşünerek acıyı uzatır. Oysa olay biter, ama biz zihnimizde onu yaşatmaya devam ederiz.

Bir başarısızlık yaşarsınız. Bir ilişki biter. Bir planınız bozulur.

O an hissettiğiniz üzüntü çok gerçek ve çok insancadır. Sorun üzülmek değildir. Sorun, yaşanan olayın sizi nasıl ve ne derecede etkilediğidir.

Toparlanmayı geciktiren şey olayın kendisi değil, ona yüklediğimiz anlamdır.

Kendini hızlı toparlayabilen insanlar duygularını bastırmaz. Aksine hisseder, kabul eder ama orada uzun uzun kalmaz. Çünkü bilirler ki acı bir misafirdir; kapıyı açarsınız, ağırlarsınız ama ömür boyu sizinle kalmamalıdır.

Toparlanma becerisi kas gibidir; kullanıldıkça gelişir.

Küçük hayal kırıklıklarından sonra yeniden denemek, zor bir günün ardından rutine dönmek, kendine şefkat gösterebilmek…

Bunların her biri zihinsel dayanıklılığın antrenmanıdır.

Hiç kırılmamak mümkün değildir. Güçlü olmak, kırıldıktan sonra parçalarını sevgiyle toplayabilmektir.

Belki de kendimize sormamız gereken soru şu:

“Bu olayı ne kadar süre misafir edeceğim?”

Çünkü bazen iyileşmek, dışarıdan değil; içeriden gerçekleşir. İçimizdeki toparlanma düğmesine basmayı öğrenmeliyiz.