• BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,02 (+0,04%)
  • EUR/TRY53,46 +0,01 (+0,02%)
  • ALTIN (GR)6.890,98 +17,08 (+0,25%)
  • BTC81.821 -372 (-0,45%)
  • BIST 10015.134 +71 (+0,47%)
  • USD/TRY45,36 +0,02 (+0,04%)
  • EUR/TRY53,46 +0,01 (+0,02%)
  • ALTIN (GR)6.890,98 +17,08 (+0,25%)
  • BTC81.821 -372 (-0,45%)

Bugün yaşananlar bir “anlık öfke” değil… Bu, yıllardır birikenin sonucu.

Çocuklarımız sadece büyümüyor; izledikleriyle, duyduklarıyla, maruz kaldıklarıyla şekilleniyor. Ekranlarda gördükleri şiddet, oynadıkları oyunlar, günlük hayatta kurulan dil… Hepsi onların iç dünyasına sessizce yerleşiyor..

Tuğçe Öner15 Nisan 2026 14:551 dk okuma
Bugün yaşananlar bir “anlık öfke” değil… Bu, yıllardır birikenin sonucu.

Bugün yaşananlar bir “anlık öfke” değil… Bu, yıllardır birikenin sonucu.

Çocuklarımız sadece büyümüyor; izledikleriyle, duyduklarıyla, maruz kaldıklarıyla şekilleniyor. Ekranlarda gördükleri şiddet, oynadıkları oyunlar, günlük hayatta kurulan dil… Hepsi onların iç dünyasına sessizce yerleşiyor.

Evet, her şey ailede bitmiyor. Ama her şey ailede başlıyor.

Evde açılan bir dizi, kurulan bir cümle, “önemsiz” sandığımız bir görüntü… Aslında bir çocuğun zihninde iz bırakıyor.

Sonra bir gün dönüp “Nasıl bu hale geldi?” diye soruyoruz.

Oysa çocuk maruz kalır. Sadece yaşadıklarına değil, izlediklerine de…

Bu yüzden artık görmezden gelemeyiz. Sevgili ebeveynler, sevgili öğretmenler… Bizlere çok iş düşüyor.

Ve bir gerçeği de yeniden hatırlamamız gerekiyor: Bir zamanlar öğretmen sadece ders anlatan değil, yön veren, şekillendiren bir figürdü. Toplumun en saygı duyulan insanlarından biriydi.

Bugün o değeri yeniden vermek zorundayız. Çünkü bir öğretmeni değersizleştirmek, geleceği değersizleştirmektir.

Unutmayalım: Bir çocuğu yetiştirmek sadece büyütmek değil, onu neyle beslediğimizi fark etmektir.